Karasu, Marmara Bölgesi’nde, Sakarya iline bağlı bir ilçe, doğusunda Kocaali ilçesi, güneyinde Hendek ilçesi, güneybatısında Ferizli ilçesi batısında Kaynarca ilçesi ve kuzeyinde de Karadeniz ile çevrilidir. Marmara Bölgesi’nin Batı Karadeniz ile birleştiği yerde, Sakarya’nın kuzeyinde yer alan ilçe toprakları hafif dalgalı alçak alanlardan oluşmuştur. Karadeniz kıyısındaki düzlüklerin gerisinde hafif eğimlerle yükselen alanlar, bu alanların güneyinde de dalgalı düzlükler bulunur. Ancak birkaç yıl içerisinde kıyı bölümlerinin bir kısmına dalgakıran yapılarak akıntı kısmi engellenmiştir.

KÖKEN BİLİMİ

Karasu’nun eski yerleşim yeri Küçük Karasu köyüydü. Köyün etrafındaki bataklıklardan dolayı karasu denilmiştir. Halk çıkan salgın hastalıktan sonra bu gün Karasu merkezinde bir mahalle olan İncilli’ye yerleşmiş ve burası Karasu adını almıştır.

İlçe topraklarını Sakarya Nehri sulamaktadır. Sakarya’nın taşıdığı alüvyonlarla vadi tabanlarında ve denize ulaştıkları kesimlerde verimli düzlükler oluşturur. Acarlar, Akgöl ve Küçükboğaz Gölleri ilçedeki belli başlı göllerdir. İl merkezine 50 km. uzaklıktaki ilçenin yüzölçümü 788 km2dir.

TARİHÇE

İlçede, MÖ 3. yüzyılda başlayan Bitinya Krallığının egemenliği MÖ 1. yüzyıldaki Roma yönetimine kadar sürmüştür. Bizanslıların Optimation Theması’nın sınırları içerisindeki Sakarya bölgesi zaman zaman Arap istilalarına uğramıştır. 11. yüzyılın sonlarında Selçuklulardan Artuk Bey’in buradaki Bizanslıları yenmesi ile yöre Selçukluların eline geçmişse de 1072’de yeniden Bizanslılar yöreye hakim olmuşlardır. Bunun ardından 1097’de Haçlıların, Danişmendlilerin, Anadolu Selçuklularının ve İznik’te merkezi kurulan Nicaia İmparatorluğunun yönetimine girmiştir. 1322’de Orhan Gazinin komutanlarından Konuralp tarafından Osmanlı Devleti topraklarına katılmıştır. 1888 yılına kadar, “Pazarsuyu” adıyla Kastamonu’ya, sonrasında İzmit’e bağlanmıştır. 1933’e kadar Bucak, 1933’te ilçe yapılarak İzmit’e bağlanmıştır. 1954 yılında Sakarya ilinin kurulmasıyla, bu ile bağlı ilçe olmuştur.

En eski tarihi eserler Sakarya nehri kıyısındaki günümüze ancak temel kalıntıları kalan, Karapınar ve Akkum köyleri arasındaki Karasu Kalesidir. Bugün fındıklıklar içinde kalan kaleden geriye fazla bir kalıntı kalmamıştır. Bizans döneminde Sakarya nehir ulaşımının güvenliği için yapıldığı düşünülmektedir.

Eski adı “İncilli” olan Karasu, 19. yüzyıl sonlarında bağımsız İzmit Mutasarrıflığının Kandıra kazasına bağlı bir nahiye idi. Evliya Çelebi, Seyahatnamesi’nde Karasu’dan; “Bundan 300 sene evvel Karasu Köyü’nde kurulmuştur. İzmit Sancağı’nın Kandıra Kazası’na bağlı bir kasabadır. Halkı çoğunlukla kömür taşımacılığı ve balıkçılık yapmaktadır” diye söz etmektedir.

1898 yılında Karasu’da çinko ve kurşun bulunmuş ve 1. Cihan Harbine kadar işlenmeye devam etmiştir.

Karasu tarihinde İpsiz Recep Emice ismi önemli bir yer tutar. Aslen Rizeli olan İpsiz Recep Kurtuluş Savaşında Karasu’yu kendine karargâh yapmış, Millî Mücadeleye önemli katkılarda bulunmuş milis yüzbaşıdır. İpsiz Recep Kurtuluş Savaşı sonrası Karasu Yenimahalle’ye yerleşmiş, burada vefat ederek, Ulu Camii Mezarlığına defnedilmiştir.

Cumhuriyet döneminde bataklıklar kurutulmuş, Kafkasya ve Balkanlardan gelen göçmenler yöreye yerleştirilmiştir. 1940’larda başlayan ve hâlen devam eden Doğu Karadeniz’den aldığı göçlerle hızla büyümüştür.

II. Dünya savaşında Karasu açıklarında batırılan 30. denizaltı filotillasıdan U-20 Alman denizaltısının yeri yakın zamanda bulunmuştur